0(242) 618 67 01

ARI SERENLERi
5000 YILLIK BiR KÜLTÜR
Köylerinin üst başında .3070 metre yüksekliğiyle Akdağların zirvesi
olan Kızlarsivrisi'ne yönünüzü dönünce, dağın sağında kalan
Avdancık mevkiinde Özgür tayların dolaştığı uçsuz bucaksız otlakta
yüzlerce yıldır zamana tanıklık eden "Seren"leri görürsünüz.Ama bu
serenler bildiklerimizden çok başka.
Burada "Seren" Likya Tipi mezar anıtı (lahit) mimarisi örnek alınarak
yapılmış ,doğa ve insan aklının muhteşem harmanı doğal
karakovanların adı ve yaşadığı coğrafyanın her zerresinden bilgelik
devşiren Anadolu insanın Likya lahitlerinden esinlenerek taş ve
ardıçtan yaptığı bu yüzlerce yıllık özgün arı kovanları "Seren"ler.
Bilindiği gibi lahitler ,tarihte ilk kez Mısır'da görülen Anadolu'da Likya
bölgesi ile özdeşleşen antik yapılardır.
Duvarları taş veya tuğla ile birer oda veya küçük ev biçiminde yapılan,
kapak taşlarıyla örtülü, önceleri yakılan ölülerin küllerinin saklandığı
sonrada mezar olarak kullanılan, ölen insan için konan armağanlarla
birlikte ölülerin öbür dünyada yaşayacakları inancını da içinde
saklayan bir mabet.
Mısır ve Anadolu'da "ölü evi" olarak kullanılan lahitlerden
esinlenilerek Söğle Köyleri'nde ve köylerin güneydoğusuna düşen
Serkiz Yaylası'nda yapılan Serenler ise tersine doğanın kokusunu,
tadını ,bu ikisinin iksiri sayılan rayihasını o çalışkan, mucize varlığın,
arının hücreleri ile harmanlayıp yaşamın hizmetine sunan birer "dirim
evi"dir.
Anadolu'da MÖ.VI.yy’dan itibaren görülmeye başlayan lahitlerden
3.000 yıl sonrasına(MÖ.3200-2800)tarihlenen Sogla Antik Kenti'nin
çoğu tahrip edilmiş ve çalınmış kalıntılarının yamacına kurulmuş
Serenler lahitlerden farklı olarak kesme taş ve Anadolu insanının"Şah"
diyerek kutsadığı efsane ağaç ardıçtan yapılı.
Taş ve ardıç dilmeleri ile3-4 metre yüksekliğinde 2m genişliğinde
dörtgen örülen ana gövdenin 2. metresinden sonrası yapının ardıç
kalaslarla örtülü üst kısmına çıkılan bir odadır.
Onların üstüne yine içi oyularak boru şekli verilmiş ardıç
kütüklerinden yapılmış kovanların üst üste yığılarak kubbe biçimli çatı
oluşturulması suretiyle tamamlanır.
Tamamı 6metreyi bulan bu dirim evi arıları ve balı başta ayı olmak
üzere vahşi hayvanlardan ve kötü hava koşullarından korunmak
amacıyla yüksek yapılmıştır.
Yapıya bol olduğu zamanlarda burada güze kadar toplanan ballar
petekleriyle birlikte kesilip gövdede kullanılan bazı kalasların uçlarının
çıkıntı yapacak şekilde dışarıda bırakılan bölümlerine basa basa çıkılır.
Ön yüzde kapıdan küçük pencereden büyük girişten girdiğinizde
karşımıza çatının sade dış kısımlarına gelen yerlerinin örttüğü bir
odacık çıkar. Yöre insanlarınca bu odacıklar arıların yazın güneşten,
kışın yağmur ve kardan korunduğu sığınaklar olduğu belirtilmiştir.
Bunları geçince çatının sağında ve solunda ardıçtan oyulan boru
şeklindeki kara kovanlar sıralanır. Suyun, çiçeğin, arının ve yaşamın
kaplara doldurulur, karşılarına çıkan insanlara ekmeklere çala çala
yada kaplarına doldurup dağıta dağıta köye gelinirmiş.
Elmalı Belediyesi, tarihi bir görevi üstlenerek unutulmaya yüz tutmuş
binlerce yıllık bir lezzeti yeniden gün yüzüne çıkartıyor.
Elmalı'nın 2000-3000 metre yükseklikteki yaylalarında oluşturulan
yeni serenlerde üretilen bal yeniden tüketiciyle buluşacak.
Pithoslar üzerinde çeşitli motiflere rastlanması değişik bir olgudur.
Süslemelerin bu biçimde birleştirilmiş olmasının M.Ö 3 bin Elmalı
ovası halkına ait bir gelenek olabileceği düşünülmektedir.
Desenlerden bazıları gizemli (büyüyle ilgili) değerlere sahip olup,
ölmüş kişiye yardımcı olması amacını taşıyor olabilir. Bunun yanında
bitkiler, ağaç, dağ keçisi ve kulübe betimleri günlük hayatı
yansıtmaktadır. İlk tunç çağ dönemine ait taşınabilir ahşap evlere ait
eskiz olabileceği düşünülen, kulübe betimi üstü yuvarlak, meyilli bir
çerçeve ve iki ayak şeklindedir. Yapı üç yatay çizgiyle bölünmüş.
Bunlardan en alttaki kenarlardan dışa taşmıştır. Ortada düşey bir
destek görülmektedir. Uzun yatay çubuk zemini oluşturur. Bu şekil
Girit'te Orta Mikos III.'de (M.Ö. 1700-1600)bulunan Likya menşeli
olan Phaistos diskinden ki 24 nolu şekle benzemektedir. Bu tip daha
sonraki dönemlerde birçok Likya kaya mezarlarının cepheleriyle
lahitlerinde prototip olarak kullanılmıştır. Sonraları ahşap düzen taşa
çevirilerek düz damlı yapıların yanı sıra Semer damlı yapıların da
inşaasına geçilmiştir.
Modern Likya'da bu örneklerin tahıl ambarları ve arı
kovanlarına (arı serenlerine) yansıması görülmektedir.

Tasarım ve Yazılım: BOCW Reklam